SİRKÜLER:2008/26 26.02.2008
Konu: 5736 SAYILI ( ÖZEL UZLAŞMA ) KANUNLA İLGİLİ
BİLGİ NOTU
1. 5736 sayılı Kanun hangi amaçla kabul edilmiştir ?
Kanunun amacı, yargı mercileri nezdinde ihtilaflı olan alacakların bir an önce tahsili ve ihtilaflı dosyaların tasfiye edilerek yargı mercilerinin iş yükünün hafifletilmesi olarak belirlenmiştir.
2. 5736 sayılı Kanunla getirilen uygulamanın esası nedir ?
Uygulama, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilmiş fakat Kanunun yürürlüğe gireceği tarih itibarıyla (Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte) dava açma süresi geçmemiş veya dava konusu yapılmış ve fakat hukuki yollar henüz tüketilmemiş vergi alacaklarının yeni bir uzlaşmaya konu edilmesi ve uzlaşılan tutar ile uzlaşma tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak gecikme faizinin de (18) ayda ve (18) eşit taksitte, taksit tutarları ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilmesi esasına dayanmaktadır.
Kanunkoyucu, uygulamanın esasını, ihtilaf konusu yapılmış vergi borçları oluşturmakla birlikte, Kanunun 1 inci maddesine koyduğu hükümlerle, uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş ancak tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinde uzlaşma günü verilmiş olmakla birlikte henüz uzlaşma günü gelmemiş, diğer uzlaşma taleplerinde ise henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş talepler ile uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş tarhiyatlar için de istenirse uygulamadan yararlanabilmesini kararlaştırmıştır.
Uygulamadan yararlanılması, mükellefin talebine bağlı bulunmaktadır. Başka bir ifade ile, dava açmakta ya da açtığı davayı sürdürmekte yarar gören mükelleflerin uygulamadan yararlanmaları zorunlu değildir.
3. Uygulama kapsamında yapılacak uzlaşma sırasında uygulanacak indirim oranı nedir ?
Uygulama kapsamında yapılacak uzlaşma sırasında uygulanacak belirli bir indirim oranı bulunmamaktadır. Bu oran, vergi alacağının kaynağına, miktarına, ihtilafın bulunduğu aşamaya göre uzlaşma komisyonu tarafından mükellefle birlikte belirlenecektir. Örneğin, vergi mahkemesinde kazanılmış ancak halen Danıştay’da temyiz aşamasında bulunan bir vergi borcu için faydalanılacak indirim oranı, vergi mahkemesinde kaybedilmiş ve mükellef tarafından Danıştay nezdinde temyiz edilmiş bir vergi borcuna göre ya da henüz dava açma süresi geçmemiş bir vergi borcuna göre daha yüksek olacaktır.
Kanunda, uzlaşmada herkes için geçerli olacak bir oranın belirlenmemiş olmasının, uygulamanın tartışmaya en fazla açık noktası olacağını düşünüyoruz. Öte yandan, uygulamadan yararlanmayı talep edecek mükelleflerin sayısının fazlalığının uzlaşma tarihlerinde ortaya çıkaracağı gecikmelerin, mükelleflerin ödeyecekleri gecikme faizlerinin tutarını onların iradeleri dışında artıracağını, bunun da uygulamanın hukuki ihtilafa konu edilebileceğini düşünüyoruz. İhtilaflı dosyaların sadece yarısının uygulamadan yararlanması ve bu dosyaların her biri için sadece beş dakika sürecek bir uzlaşma görüşmesi yapılması halinde bile, uygulama için gerekli mesai 1458 saat olacaktır.
4. Uygulamanın kapsamına hangi vergi ve cezalar girmektedir ?
Uygulamanın kapsamına, Kanunun 1 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere (beyana dayanan vergilerde bu tarihten önce verilmesi gereken beyannamelere) ilişkin olup, bu tarih itibarıyla Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ikmalen, re'sen ve idarece tarh edilen vergi, resim, harçlar, fon payı ve bunlara bağlı vergi ziyaı cezalarından (Vergi Usul Kanunu'nun 344 üncü ve geçici 27 nci maddeleri uyarınca vergi ziyaı cezası üç kat (iştirak hâlinde bir kat) olarak uygulanan tarhiyata ilişkin vergi ve cezalar ile bunlara bağlı usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ve il özel idareleri ile belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hariç) ,
a) vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde dava açma, ilgisine göre itiraz ve temyiz süreleri geçmemiş veya ihtilaflı olup kanun yolu tüketilmemiş bulunanlar ile
b) Kanunun 1 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş ancak tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinde uzlaşma günü verilmiş olmakla birlikte henüz uzlaşma günü gelmemiş, diğer uzlaşma taleplerinde ise henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş talepler ile uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş tarhiyatlar girmektedir.
5. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte uzlaşma aşamasında bulunan tarhiyatlarla ilgili özel durum nedir ?
Mükelleflerin, yukarıdaki paragrafta sözü edilen aşamalarda bulunan uzlaşma talepleri Vergi Usul Kanunu’nun uzlaşmaya ilişkin hükümleri çerçevesinde sonuçlandırılacaktır. Ancak, bu tarhiyatlarla ilgili olarak, mükellefler, isterlerse, 5736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanarak uzlaştıkları tutarları taksitle ödeme talebinde de bulunabileceklerdir. Bunun için, uzlaşma görüşmesi sırasında yazılı talepte bulunmaları yeterli olacaktır.
Tarhiyat öncesi uzlaşma talebi, mükelleflerce, incelemenin her safhasında yapılabilmekle birlikte, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği’nin 13 üncü maddesi hükümlerine göre, uzlaşma talebinin işleme konulabilmesi, inceleme elemanının, mükellefin uzlaşma talebi ile birlikte mükellef hakkında düzenleyeceği inceleme raporunu yetkili uzlaşma komisyonuna intikal ettirmesi koşuluna bağlıdır. Bu sebeple, 5736 sayılı Kanuna dayanılarak yapılacak yeni uygulamadan yararlanılabilmesi için sadece tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulması yeterli olmayıp, bu talep karşılığında uzlaşma gününün de verilmiş olması gerekmektedir.
Özetle, henüz sürmekte olan vergi incelemelerine konu edilecek vergi ve cezalarla ilgili olarak 5736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılması, ancak, Kanun Resmi Gazete’de yayımlanıncaya kadar,
a) tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulması,
b) inceleme elemanının aynı tarihe kadar raporunu veya ön raporunu tamamlayarak yetkili Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Komisyonuna sunması, ve,
c) Uzlaşma Komisyonunca, mükellefin talebi işleme konularak uzlaşma günü verilmesi
halinde mümkündür.
Diğer uzlaşma taleplerinde ise, Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla,
a) henüz uzlaşma günü verilmemiş olması, veya,
b) uzlaşma günü verilmiş fakat henüz uzlaşma günü gelmemiş olması, ya da,
c) uzlaşma görüşmesi yapılmış ve uzlaşma sağlanamamış ancak uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için verilen sürenin henüz geçmemiş olması
koşulları aranacaktır.
6. Hangi vergi tarhiyatları uygulamanın kapsamında değildir ?
a) Açılmış bulunan davaya ilişkin nihai kararın Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla taraflardan birine tebliğ edilmiş olması suretiyle kesinleştiği vergi borçları ile uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için verilen sürenin dolduğu vergi borçları için özel uzlaşma uygulamasından yararlanılamayacaktır.
b) İl özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar uygulama kapsamında bulunmamaktadır.
c) Vergi Usul Kanunu’nda yer alan uzlaşma müessesesinin kapsam dışı bıraktığı aynı Kanunun 359 uncu maddesinde belirtilen fiillerle ilgili olarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezaları ile yine aynı fiillerle ilgili olarak kesilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları, özel uzlaşma uygulamasına konu edilemeyecektir.
d) Uygulamaya konu tarhiyatlar için ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış olması koşulu getirildiğinden, mükelleflerce ihtirazi kayıtla verilen beyannamelerle ilgili olarak açılan davalara konu edilen vergi ve cezaların da özel uzlaşma uygulamasından yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.
e) Henüz sürdürülmekte olan incelemelerle ilgili olarak ( incelemenin uygulamadan yararlanmak için belirlenen başvuru süresi içinde sonuçlandırılmış olmasının bir önemi yoktur) tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş olsa bile, 1 inci maddenin yürürlüğe gireceği tarih itibarıyla henüz uzlaşma günü verilmemiş taleplere konu olan vergi borçları,
f) Uzlaşma tutanağı imzalanmak suretiyle üzerinde uzlaşma sağlanmış vergi ve cezalar için, henüz ödenmemiş olsalar bile, kesinleştikleri için, yeni özel uzlaşma uygulamasından yararlanılması mümkün değildir.
7. Uygulamadan yararlanmanın koşulları nedir ?
Mükelleflerin bu uygulamadan yararlanabilmeleri için tarh edilen vergi, resim, harçlar ve fon payları ile kesilen cezalara karşı dava açmamaları, açılmış davalardan ( Danıştay nezdinde karar düzeltme aşaması da dahil) uzlaşma tutanağını imzaladıkları tarihte vazgeçmeleri gerekmektedir. Uzlaşma tutanağını imzalayan mükelleflerce davadan vazgeçme dilekçeleri uzlaşma komisyonuna verilecek ve bu dilekçelerin komisyona verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilecektir.
Kanunun 1 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş ancak tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinde uzlaşma günü verilmiş olmakla birlikte henüz uzlaşma günü gelmemiş, diğer uzlaşma taleplerinde ise henüz uzlaşma günü verilmemiş tarhiyatlar için, verilecek uzlaşma gününde, 5736 sayılı Kanundan yararlanmak istendiğinin yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir.
Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş olan mükellefler ise dava açma süresi içinde yazılı başvuruda bulunmak, dava açmamak ve nihai teklifte yazılı tutarı kabul etmek koşuluyla uygulamadan yararlanabileceklerdir.
8. Daha önce üzerinde uzlaşma sağlanamamış vergi ve cezalar da yeni uygulamadan yararlanabilecek midir ?
Daha önce üzerinde uzlaşma sağlanamamış vergi ve cezalar da, tarhiyatla ilgili olarak dava açılmış ve hukuki yolların henüz tüketilmemiş olması koşuluyla, özel uzlaşma uygulamasından yararlanabilecektir. Uzlaşmanın sağlanamadığı tarhiyatlarla ilgili olarak dava açılmamış ve maddenin yürürlüğe girdiği tarihte dava açma süresi geçmiş ise 5736 sayılı Kanundan yararlanılması söz konusu olamayacaktır.
9. Uygulamadan yararlanmak için hangi sürede başvurulması gerekmektedir ?
Uygulamadan yararlanmak isteyen mükellefler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi (Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihi) izleyen ayın sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine yazılı olarak başvuracaklardır. Kanun, Şubat 2008 ayı sonuna kadar Resmi Gazete’de yayımlanırsa, uygulamadan yararlanmak için son başvuru tarihi 31 Mart 2008 olacaktır.
Ayrıca, Maliye Bakanı’na da başvuru süresini bir aya kadar uzatma yetkisi verilmiştir.
10. Vazgeçilen davalarda daha önce verilmiş kararların durumu nedir ?
Uygulamadan yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen mükelleflerin, ihtilafları ile ilgili olarak daha önce verilmiş ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın işlem yapılmayacaktır. İhtilafa ilişkin nihai kararın kesinleşmiş olması halinde ise uygulamadan yararlanılamayacaktır.
11. Uygulamadan yararlanabilecek vergi borçlarıyla ilgili olarak daha önce yapılmış ödemelerin durumu ne olacaktır ?
Uygulama kapsamına giren borçlarla ilgili olarak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan tahsilatlar, uzlaşılan tutarlara ve hesaplanan gecikme faizlerine 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesi hükümlerine göre mahsup edilecek, fazla tahsil edilen tutarlar red ve iade edilecektir.
12. Uygulamanın mükelleflere sağlayacağı yararlar nelerdir ?
Uygulama, mükelleflere, yapılacak uzlaşma sonucu tahakkuk edecek vergi, resim, harçlar, fon payları ile bunlara bağlı vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük cezaları ve özel usulsüzlük cezalarının ve uzlaşma tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizlerinin, ilk taksidi uzlaşma tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan başlamak üzere, 18 ayda ve 18 eşit taksitte, taksit tutarları ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanacak faiziyle birlikte ödenebilmesine olanak sağlamakta, uzlaşmaya konu tutardan artakalan alacakların tahsilinden vazgeçilmektedir.
13. Süresinde ödenmeyen taksitler için öngörülen yaptırımlar nelerdir ?
Taksitlerin süresinde ödenmemesi ya da eksik ödenmiş olması halinde ödenmemiş olan tutarların son taksit ödeme süresi sonuna kadar, ödenmeyen ya da eksik ödenen taksitin son taksite ait olması halinde ise bu tutarın son taksiti izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen kısım ile birlikte her ay ve kesri için ayrı ayrı % 5 fazlası ile ödenmesi şartıyla uygulamadan yararlanılabilecektir.
Taksitlerin yukarıdaki paragrafta belirtilen sürelerde de ödenmemesi halinde ise, vergi alacağı, bu sürelerin sonuna kadar ödemede gecikilen her ay ve kesri için ayrı ayrı % 5, tahsil tarihine kadar geçen süre için ise gecikme zammı uygulanarak ve ödeme emri gönderilmesine gerek kalmaksızın cebren takip ve tahsil edilecektir.
14. 5736 sayılı Kanunla, ecrimisil uygulamaları ile ilgili olarak yapılan düzenlemeler nelerdir ?
5736 sayılı Kanunla yapılan düzenlemelerden biri de ecrimisil uygulamaları ile ilgili olmuştur. Daha açık bir ifade ile, Kanunkoyucu, 1/7/2007 tarihinden önce ilgilisine tebliğ edildiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olan ecrimisil alacaklarının, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar ilgilisinin yazılı başvurusu üzerine, takdiri yapan komisyonlarca yeniden tespit edilerek belirlenen bu bedelin kabulü, varsa ecrimisil veya takip işlemlerine karşı açılmış davalardan vazgeçilmesi koşuluyla uzlaşmaya konu edilmesini ve uzlaşılan tutarların da uzlaşma tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan başlamak üzere, (18) ayda (18) eşit taksitte, taksit tutarları ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanacak faiziyle birlikte ödenebilmesini hükme bağlamıştır.
15. 5736 sayılı Kanunla, bankaların vergi uygulamaları ile ilgili olarak yapılan düzenlemeler nelerdir ?
5736 sayılı Kanunla özel uzlaşma olanağı sağlanan diğer bir alan, bankaların geçtiğimiz yıllarda indirim konusu yaptıkları zararları konusu olmuştur. Daha açık bir ifade ile, Kanunla, bankaların, yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na eklenen geçici 4 üncü maddenin (13) numaralı fıkra hükmü (“Bu madde uyarınca kanuni ve ihtiyari yedek akçeler ile sermayenin azaltılmasına konu edilen zararlar, 3.6.1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin 7 nci fıkrasında belirlenen esaslar çerçevesinde bankaların kazancının tespitinde gider olarak matrahtan indirilir”) uygulanması ile ilgili olarak açtıkları davalardan vazgeçmeleri , söz konusu zararların %65’ ini 2001 yılına ait kurum kazancının tespitinde geçmiş yıl zararı olarak dikkate almayı kabul etmeleri , izleyen yıllara ait kurumlar vergisi matrahını buna göre düzeltmeleri halinde, idarenin de davalardan vazgeçmesi ve bu şekilde yapılacak düzeltme sonucu bankalara red ve iade edilmesi gereken bir tutar bulunması halinde bu tutarın, bankaların bağlı bulundukları vergi dairelerinde doğmuş ve doğacak borçlarına mahsuben iade edilmesi hükme bağlanmaktadır.
16. Bankalar 5736 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeden yararlanmak için hangi süre içinde başvuracaklardır ?
Bankaların 5736 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeden yararlanabilmeleri için, yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na eklenen geçici 4 üncü maddenin (13) numaralı fıkra hükmünün uygulanması ile ilgili olarak açtıkları davalardan vazgeçtiklerini, söz konusu zararların %65’ ini 2001 yılına ait kurum kazancının tespitinde geçmiş yıl zararı olarak dikkate almayı kabul ettiklerini, izleyen yıllara ait kurumlar vergisi matrahını buna göre düzelteceklerini, Kanunun yürürlük tarihinden (Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten) itibaren bir ay içinde ilgili vergi dairesine ve yargı merciine bildirmeleri gerekmektedir.
17. 5736 sayılı Kanunla, Motorlu Taşıtlar Vergisi uygulamaları ile ilgili olarak yapılan düzenlemeler nelerdir ?
5736 sayılı Kanunla yapılan düzenlemelerden biri de Motorlu Taşıtlar Vergisi uygulamaları ile ilgili olarak yapılmıştır. Daha açık ifadesi ile, Kanunkoyucu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu kapsamına giren taşıtlarla ilgili mükellef değişikliği dışındaki vergilendirme unsurlarının herhangi bir sebeple hatalı belirlenmesi nedeniyle, 1/1/2004 ila 31/12/2007 tarihleri arasındaki dönemlere ilişkin olarak mükellefler adına ilk tahakkuktan sonra ilaveten tahakkuk ettirilen motorlu taşıt vergisinin, dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve 30/06/2008 tarihine kadar ödenmesi şartıyla, bu vergilere ait gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilmesini ve daha önce ödenmiş olan gecikme zamlarının mükellefin aynı tarihe kadar yapacağı yazılı başvuru üzerine red ve iade edilmesini hükme bağlamıştır.
Bilindiği gibi, 5035 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Motorlu Taşıt Vergisi Kanunu’nda bazı taşıtların vergilendirilmesine etki eden unsurlarda değişiklik yapılmış, bu değişiklikler sonucunda, bazı taşıtların vergilendirilmesine etki eden özelliklerinin vergi dairesi kayıtlarında olmaması, yanlış olması veya Kanun değişikliğinden sonra bazı taşıtların cins bilgilerinin yanlış belirlenmiş olması gibi nedenlerle söz konusu taşıtlar için motorlu taşıtlar vergileri eksik tahakkuk ettirilmişti. Yapılan hataların daha sonraki tarihlerde düzeltilmesi neticesinde de mükellefler adına geçmişe dönük olarak Motorlu Taşıtlar Vergisi tahakkuku yapılarak gecikme zammı ile birlikte mükelleflerden takip edilmişti.
Trust Yeminli Mali Muşavirlik Copyright © 2009 All Rights Reserved. Bireysel Bilişim